AĞRI DAĞI’NDA FOTOĞRAF YOLCULUĞU
Heyecanlıyız. Doğu Anadolu’ya yeniden fotoğrafa çıkıyoruz; üstelik, bağımlısı olduğumuz markanın yeni ürünü Fujifilm X-T4 ile.
Önemli yenilikler var bu makinede. İhtiyaç duyduğumuz özellikler. En önemlilerinden biri: IBIS; yani geliştirilmiş titreşim önleyici özelliği. Diğeri de bataryanın daha uzun soluklu bir güce sahip olması.
Elimizdeki makine, Japonların efsanesi nedeniyle “sonsuzluk dağı” adını verdikleri, Asya’nın en doğusundaki Fuji Dağı’nın eteklerinde üretildi. Biz ise şimdi Asya’nın diğer bir ucundaki en yüksek dağdayız; Ağrı Dağı’nın eteklerinde. Efsaneye göre Nuh’un gemisinin karaya oturduğu yer olmasıyla ünlü dağda. Elimizdeki makineyle efsaneden efsaneye yol alıyoruz yani.
Burası doğa ve tarihin iç içe olduğu iki bin metre yüksekte bir bozkır. Sönmüş volkanların oluşturduğu bu güzelim coğrafya, birbirinden ilginç kaya şekilleri, akarsular, göller ve eşsiz bir bitki örtüsüne sahip. Gezdikçe, nice uygarlığın görkemiyle karşılaşıyorsunuz.
Kars Ani antik kenti, yolculuğun ilk durağı. Ermenistan sınırı üzerindeki bu tarihi zenginlik UNESCO Dünya Kültür Mirasına armağanımız. Tam anlamıyla dolaşıp fotoğraflamak zaman istiyor. Katedraldeki devasa sütunlar geniş açıyla müthiş grafik kompozisyon oluşturuyor. Bin yıllık kiliselerin karanlık duvarındaki freskolar hâlâ canlı. Makineyi kaldırıp tetiğe dokunmanız net sonuçlar için yeterli. Çünkü titreşim önleme sistemi devrede. Üçayak ve ek ışığa ihtiyaç yok. Zaten isteseniz de kullanamazsınız; ören yeri olduğu için yasak!
Yüksek topraklarda koşullar zordur. Çıldır’ın donmuş gölünde balıkçılık, karda hayvancılık yapılır. Çaldıran’da mandalara buzlu derelerden ot çıkarılır. Koyunlar kar içinde sürülür. Yörenin bir sürprizi de güreşler için özel olarak yetiştirilen develerdir. Sıcak ve çöl iklimi ile özdeşleşen develer burada şaşırtıcı bir şekilde karda karşınıza çıkarlar.
Yaban yaşamı fotoğrafçıları için de fırsatlar vardır. Ayılar kış uykusunda olsa da tilkiler her an karşınıza çıkar. Kışın onları görüp fotoğraflamak daha kolaydır. Beyaz zemin içinde kendini hemen ele verir. Makineniz ve 400 mm gibi bir tele lensiniz her an hazır olmalı. Onlar uzaktadır ve hızlıdırlar. Üçayak kuracak zamanınız olmaz, makineyi kaldırır kaldırmaz deklanşöre basmalısınız. Tilkiler karın altında fare ararlar ve buldukları an sıçrayıp derinlemesine dalış yaparlar. Biraz dikkatli davranırsanız, onları havada yakalamanız, hatta bir video kaydı yapmanız bile mümkün. X-T4 çok hızlı netliyor, seri çekim yapıyor ve FULL HD ayarda 240 fps yavaş hızda video kaydediyor. Aramızda kalsın bu X-T4 kullanmayan arkadaşlarınızı kıskandıracak bir özellik.
Köylerin tandır ocaklarında duman tüttüğünü görürseniz, bir selam verip şansınızı deneyin. Ekmekler pişerken içerde ilginç ışık huzmelerine tanık olabilirsiniz. Kırsal ortamlardaki mekânlara koca koca makine ve üçayak, çanta, ışık gibi profesyonel ekipmanla dalarsanız ortamda yabancılaşırsınız. Bu da fotoğraflarınıza yansır. Basit bir şekilde işinizi abartmadan çekip çıkmalısınız. Benden söylemesi, sonuçlar daha güzel olur.
Hâkkâri yolundaki Hoşap Kalesini bölgenin simgelerindendir. Ortaçağ’dan kalma bu efsanevi yapı tüm çevreye hâkim bir kayalığın uzantısıymış gibi durur ve çok da güzel fotoğraf verir. Eteğinde kaleye adını veren dere akar. Yansımayı severseniz kaleyi buradan fotoğraflamayı deneyebilirsiniz. Akşam olunca denenecek bir şey daha var. Elde uzun pozlama. Diyelim ki makineye 16-55 mm takılı, en düşük kaç enstantane pozlarsınız? 1 saniye? Ben denedim. Çektim baktım; İnanması zor ama gayet net. Çekimlere devam… 10-15 kare daha. Arada kaçırdıklarım olmuş fakat bir çoğu profesyonel işlerde kullanılacak düzeyde. Bir fotoğrafçı olarak müthiş bir keyif. Ertesi sabah Van kahvaltısı ile ödüllenmek şart oldu!
Yüksek dağların arasında bir iç denizi andıran Van Gölü, bir tarih ve doğa hazinesi olarak çıkar karşınıza. Çevrede bulunan, farklı sıcaklık ve renklere sahip olan Nemrut Krater gölleri dünyanın en büyük volkan ağızlarından biri. Kuşlara merakınız varsa öte yanda Erçek Gölü havzası var. Doğru zamanda yerinizi alırsanız akbaba, flamingo, ördek, balıkçıllar gibi onlarca farklı cins kuşları yakaladınız demektir. Kamuflaj özelliği olan giysileri ve sessiz olmayı unutmayın. Makine de sessiz olmalı. X-T4’teki gibi.
Dağ fotoğraflarına meraklıysanız 4 bin metrelik Süphan var. İlkbaharda rengarenk endemikler sizi bekler. Fotoğraf varlığı ve çeşitliliği saymakla bitmez. Biz Çarpanak adasını seçiyoruz. Mükemmel bir fotoğraf ortamı. Karlı dağların panoraması, turkuaz kıyılar, küçük taşlardan oluşan ipince bir kumsal, görkemli bir tarihi kilise ve tepenizde bitmeyen senfonileriyle binlerce martı. Çek Faruk çek. Nerdeyse akşam olacak, batarya aynı. Çevreyi martılarla fotoğraflamak çok güzel. Bir de tepemizde dolaşırken içlerini boşaltmasalar. Çok yetenekliler ve bizi hiç ıskalamıyorlar.
Dağ fotoğraflarına meraklıysanız 4 bin metrelik Süphan var. İlkbaharda rengarenk endemikler sizi bekler. Fotoğraf varlığı ve çeşitliliği saymakla bitmez. Biz Çarpanak adasını seçiyoruz. Mükemmel bir fotoğraf ortamı. Karlı dağların panoraması, turkuaz kıyılar, küçük taşlardan oluşan ipince bir kumsal, görkemli bir tarihi kilise ve tepenizde bitmeyen senfonileriyle binlerce martı. Çek Faruk çek. Nerdeyse akşam olacak, batarya aynı. Çevreyi martılarla fotoğraflamak çok güzel. Bir de tepemizde dolaşırken içlerini boşaltmasalar. Çok yetenekliler ve bizi hiç ıskalamıyorlar.